Enterografi Nedir ?

Endoskopik ve radyolojik tekniklerle değerlendirilmesi zor olan ince barsak görüntülemede son 10 yıldaki teknolojik gelişmelerle önemli adımlar atılmıştır. Kapsül endoskopi, çift balon endoskopi gibi endoskopik yöntemlerle BT-MRG enteroklizis-enterografi gibi yeni radyolojik yöntemlerdeki gelişmeler hastalıklarının tanısı, takibi ve hasta yönetiminde klinik pratiğe önemli katkılar sağlamıştır. Bu endoskopik ve radyolojik yöntemlerin herbirinin kendine ait üstünlük-sınırlılıkları bulunmaktadır ve birbirlerini tamamlayıcı yöntemlerdir. Kapsül endoskopi mukozal yapı hakkında detaylı bilgi sağlar ve hasta kabülu kolaydır, ancak patoloji saptandığında girişim yapılamaz. Çift balon endoskopi de mukozal yapıyı iyi değerlendirir ve gerektiğinde girişim yapılabilir fakat invaziv bir yöntem olması ve tetkik süresinin uzun olması önemli sınırlılıklarındandır. BT ve MRG enterografi ince barsak lümenini, duvarını ve etrafındaki yapıları değerlendirebilir.

BT-MRG Enteroklizis tetkiklerinde jejenuma yerleştirilen enteroklizis tüpü sonrası ince barsakların verilen kontrast madde ile şişirilmesi sonrası alınan ince kesit BT- hızlı MRG görüntüleriyle gerçekleştirilmektedir. BT-MRG Enterografi tetkiklerinde ise nötral veya düşük dansiteli kontrast maddelerin (su, polietilen glikol, %2.5’luk mannitolveya sorbitol vs.) oral alımı sonrası barsakların şişirilmesi sağlanarak yine ince kesit BT- hızlı MRG görüntüleriyle gerçekleştirilmektedir. BT-MRG Enterografi ile infeksiyon, tümör, polip, yapışıklık, vasküler malformasyon ve inflamatuvar barsak hastalıkları saptanabilir (3). Günümüzde özellikle batılı ülkelerde rutin klinik pratiklerinde, şüphelenilen veya bilinen Crohn hastalarının değerlendirilmesinde, ince barsak obstruksiyonlarının değerlendirilmesinde ve gizli GIS kanamada sıklıkla başvurulan yöntemler haline gelmişlerdir.

BT-MRG Enterografi’de, BT-MRG Enteroklizis’de olduğu gibi skopi altında nazo-jejunal tüp yerleştirilmemesi, böylece hem hastaların oldukça rahatsız oldukları deneyim gerektiren invaziv bir işlemden, hem de radyasyondan kaçınılması önemli bir avantajdır. Ayrıca enteroklizis tüpü gerekmediğinden ve sürenin BT-MRG enteroklizis’e göre oldukça kısa olmasından dolayı daha az maliyetlidir. Bununla beraber BT-MRG Enterografi’de, BT-MRG Enteroklizis’de olduğu gibi her zaman barsakta optimal distansiyon sağlanamayabilir. Bu da BT-MRG Enterografi’nin önemli bir dezavantajıdır. Horton ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada BT Enterografi tetkikinde 106 hastanın 20’sinde (%19) yeterli barsak distansiyonunun saptanamadığı bildirilmiştir (4).

BT-MRG Enteroklizis’de optimal distansiyonun sıklıkla sağlanması sebebiyle, yetersiz barsak distansiyonunun yol açabileceği yanlış-pozitif ve yanlış-negatif değerlendirme ihtimali azalmaktadır. Ancak invaziv bir girişim olduğu için perforasyon riski bulunmaktadır ve hasta kabulu zor olan bir tetkiktir. Bazen nazo-jejunal tüp yerleştirilemediğinden işlem yapılamayabilir (özellikle pediatrik yaş grubunda).

BT Enteroklizis-Enterografi ile MRG Enteroklizis-Enterografi’nin de BT ve MRG cihazlarının fiziksel prensiplerine bağlı olarak kendi içerisinde üstünlük ve sınırlılıkları bulunmaktadır. MRG enteroklizis-enterografi’nin en önemli üstünlüklerinden birisi radyasyon içermemesidir. Yumuşak doku kontrast rezolüsyonunun yüksek olması ve gerçek zamanlı fonksiyonel incelemeye olanak tanıması diğer üstünlükleridir. Bu tetkiklerin en önemli endikasyonu şüphelenilen veya bilinen Crohn hastalarının değerlendirilmesidir. Hastaların birçoğunun genç yaşta olması ve hastalığın takibinde tetkik sıklığının fazla olması göz önüne alındığında, her ikisinin radyasyon içermemesi ve enterografinin non-invaziv olması diğer radyolojik ve endoskopik görüntüleme yöntemlerine önemli üstünlükleridir. İnflamatuvar barsak hastalıklarının takibinde tercih edilmesi gereken yöntemlerdir. Yumuşak doku rezolüsyonu yüksek olduğundan dolayı Crohn hastalarındaki perianal fistüllerin değerlendirilmesi de aynı tetkik sırasında mümkündür. Ayrıca ince barsak tümörleri ve obstruksiyonların değerlendirilmesi de diğer endikasyonlarıdır. MRG Enteroklizis-Enterografi’nin sınırlılıkları uzaysal rezolüsyonun az olması ve gelişmiş MRG cihazları ile yapılması gerekliliğidir.

BT Enteroklizis-Enterografi tetkikleri çok kesitli BT cihazlarının yaygın olarak kullanıma girmesiyle gastrointestinal sistem değerlendirmesinde sıkça başvurulan yöntemler haline gelmişlerdir. Çok kesitli BT’lerde çok kısa süreler içerisinde kaliteli görüntüler elde edilebilmektedir. Bu sayede MRG Enteroklizis-Enterografi tetkiklerinde olduğu gibi barsakların peristaltik hareketlerinden etkilenmeden, hareket artefaktı az olan görüntüler oluşturulabilmektedir. Bu durum BT Enteroklizis-Enterografi’nin MRG Enteroklizis-Enterografi’ye önemli bir üstünlüğüdür. Wold ve arkadaşlarının MRG Enteroklizis ile BT Enteroklizis’i karşılaştırdıkları bir çalışmada ince barsak hastalıklarının tanısında BT Enteroklizis’in daha duyarlı olduğunu göstermişlerdir (5). BT Enteroklizis’in barsak duvar kalınlığında artış, anormal duvar kontrast tutulumu ve lenf nodu tutulumu saptama duyarlılığı sırasıyla % 89, %79 ve % 64 iken MRG enteroklizisde bu oranlar % 60, % 56 ve %14 olarak bildirilmiştir (5). Radyasyon BT Enteroklizis-Enterografi tetkiklerinin en önemli dezavantajıdır. Ancak BT teknolojisindeki gelişmelerle doz maruziyeti azalmaktadır.

Özellikle Crohn hastalarında barsaktaki inflamasyonun ve barsak dışı komplikasyonların ortaya konulması amacıyla BT Enterografi tetkikinin kullanımı artmaktadır (5). Voderholzer ve arkadaşlarının 56 Crohn hastası ile yaptıkları bir çalışmada terminal ileum tutulumunu saptamada BT Enteroklizis duyarlılığını % 67, kapsül endoskopi duyarlılığını % 80 olarak bulmuşlardır (6). Aktif Crohn hastalığının araştırıldığı bir başka çalışmada BT Enterografi, kapsül endoskopi, ince barsak grafisi ve ileokolonoskopinin duyarlılığı sırasıyla % 82, %83, %65 ve % 74 olarak bildirilmiştir (7).

Benzer şekilde literatürde başka araştırmacılar da Crohn hastalığından şüphelenilen hastalarda BT Enterografi’nin kapsül endoskopi ile karşılaştırılabilir başarılı sonuçlara sahip olduklarını belirtmişlerdir (8-10).

Literatürde Whipple ve Çöliak hastalıklarının değerlendirilmesin de de BT Enteroklizis ve Enterografi tetkiklerini öneren yayınlar bulunmaktadır (11). Bu tetkikler ailevi polipozis ve Peutz-Jeghers sendromlarında kapsül endoskopiyi ve enteroskopiyi tamamlayıcı yöntemler olarak önerilmektedir (12). Ayrıca kapsül endoskopi öncesi ince barsak darlıklarının dışlanması da diğer endikasyonlarındandır (12).

Endoskopik ve radyolojik tetkikleri karşılaştırdığımızda, radyolojik teknikler hastalar için daha az invaziv olup, değerlendirme zamanı daha kısadır ve tüm barsakların değerlendirilmesine olanak tanır. Endoskopik metodlar daha invazivdir, inceleme zamanı daha uzundur ve daha pahalıdır. Ancak bazı endoskopik yöntemlerin biyopsi yapabilmesi ve radyasyon içermemesi önemli bir avantajdır. Hangi endoskopik veya radyolojik tetkikin yapılması gerektiği hastanın klinik prezentasyonuna ve ön tanıya bağlı olarak seçilmeli ayrıca bu yöntemlerin birbirlerinin tamamlayıcısı olabilecekleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynaklar :
3- Dave-Verma H, Moore S, Singh A, Martins N, Zawacki J. Computed tomographic enterography and enteroclysis: Pearls and pitfalls. Curr Probl Diagn Radiol 2008;37:279-87.
4- Horton KM, Eng J, Fishman EK. Normal enhancement of the small bowel: evaluation with spiral CT. J Comput Assist Tomogr 2000; 24:67–71.
5- Wold PB, Fletcher JG, Johnson CD, Sandborn WJ. Assessment of small bowel Crohn disease: non invasive peroral CT enterography compared with other imaging methods and endoscopy-feasibility
study. Radiology 2003; 229:275–28.
6- Voderholzer WA, Beinhoelzl J, Rogalla P, Murrer S, Schachschal G, Lochs H et al. Small bowel involvement in Crohn’s disease: a prospective comparison of wireless capsule endoscopy and computed
tomography enteroclysis. Gut 2005; 54:369–373..
7- Solem CA, Loftus EV Jr, Tremaine WJ, Harmsen WS, Zinsmeister AR, Sandborn WJ. Correlation of C-reactive protein with clinical, endoscopic, histologic, and radiographic activity in inflammatory
bowel disease. Inflamm Bowel Dis 2005; 11:707–712.
8- Winter TC, Ager JD, Nghiem HV, Hill RS, Harrison SD, Freeny PC. Upper gastrointestinal tract and abdomen: water as an orally administered contrast agent for helical CT. Radiology 1996; 201:365–370.
9- Horton KM, Fishman EK. Helical CT of the stomach: evaluation with water as an oral contrast agent. AJR Am J Roentgenol 1998; 171:1373–1376.
10- Hara AK, Leighton JA, Heigh RI, Sharma VK, Silva AC, DePetris G, et al. Crohn disease of the small bowel: preliminary comparison among CT enterography, capsule endoscopy, small-bowel followthrough,
and ileoscopy. Radiology 2006; 238:128–134.
11- Martin DR, Lauenstein TC, Ascher SM, Semelka RC. Gastrointestinal tract.In: Semelka RC,editor. Abdominal-Pelvic MRI. Hoboken, New Jersey: Willey- Liss; 2006. p.706–742.
12- I. Markova, K. Kluchova, R. Zboril, M. Mashlan, M. Herman Small Bowel Imaging – Siıll A Radiologıc Approach? Biomed Pap Med Fac Univ Palacky Olomouc Czech Repub. 2010 Jun; 154(2):123–132. 123

Comments are closed.